Adaletin Adaletsizliği

 Adaletin Adaletsizliği
Okunuyor Adaletin Adaletsizliği

Sık sık kullandığımız ve onun için verilen mücadelelere rağmen ne anlama geldiğini herkesin bilmediği bir kavram… Adalet! Adalet, Türk Dil Kurumunda “ Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması” şeklinde tanımlanmıştır. Adalet, toplumun her kesimine, her statüye ulaşabilen ve kadını erkeği, zengini fakiri ortak haklarda buluşturan olmalıdır. Adaleti terazi olarak sembolize etmemiz de bundan kaynaklanmakta. Toplumu dengede tutan, hak ve haklılık gözeten her toplumun ortak değeridir. O halde bir toplumun olmazsa olmaz unsurlarından biri hiç kuşkusuz adalet olgusudur diyebiliriz.

Dünya çapında birçok ünlü düşür adaleti bireysel olarak tanımlamıştır. “ Çinli düşünür Konfüçyüs “Devletin hazinesi adalettir” derken, büyük Hint lideri ve devlet adamı Gandhi, “Adaletsiz rejimi, adaletle yıkınız,” diye seslenmiştir. Peygamberimiz Hz. Muhammed, “Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan milletler çökmek zorundadır,” demiştir ve çok yakından bildiğimiz “Adalet Mülkün Temelidir” deyişi Hz. Ömer’e aittir.” Ve bunun gibi birçok tanım Türk Dil Kurumunda sözcük anlamı olarak yazılmasa da, toplumun her kesiminden, ırktan ve inanıştan kişilerin adalet tanımı vardır. Bir bakıma her tanım doğrudur çünkü ortak değerimiz olan adalet için mücadele etmekte ve onu olması gerektiği noktaya yani mükemmele ulaştırmak için ortak bir savaş vermekteyiz.

. Adalet, toplumun her kesimine, her statüye ulaşabilen ve kadını erkeği, zengini fakiri ortak haklarda buluşturan olmalıdır.

Adalet iplerinin sıkı tutulması gereken toplum değeridir, iplerin gevşek bırakılması durumunda toplumda yaşanan birçok haksızlığa açık kapı bırakacaktır ki zaten bunun örneklerine gerek televizyon karşısında gerekse sokak ortasında yürürken çok yakından şahit oluyoruz. Hemen hemen her toplumun sorunu olan kadınların ötekileştirilmesi, çocukların değersizleştirilmesi ve hayvanların hiçleştirilmesi buna en ciddi örnek olacaktır. Kadınları, akşam sokakta yürürken başına gelebilecek her türlü şiddet değil de nedense başına bir şey gelirse haklı olduğunu kanıtlayamaması daha çok korkutuyor.  Henüz elinde oyuncağı olan çocukların evlendirilmesi, taciz edilmesi neden konuşulmuyor, konuşanlar neden susturuluyor? Sokak hayvanlarına yapılanlar peki? Neden kimse hayvanların haklarından bahsetmiyor? Neden bunlara sebep olanlar büyük bir yüzsüzlükle aramızda dolaşıyor, onların adaletten korkması gerekirken neden mağdurlar adaletsizlikten korkuyor? Kadın, çocuk ve hayvanlar için adalet yok mu? İşte bu yüzden adaletten değil de adaletsizlikten bahsetmek daha inandırıcı olacaktır.

Günümüzde ülkemizde adaletten bahsedilmesi gerekirken adaletsizliğin daha ne kadar çirkinleştirilebileceğini düşünüyor ve kötünün iyisine şükür edecek hale geldiğimize üzülüyoruz. Bundan dolayı adalet kavramının tökezlediğini ve güden güne köreldiğini düşünüyorum. Umarım ki bir gün adaletsizliğimizi değil de adaletin kendisini konuşalım.

 

Yorum Yap