Ataerki’ye Karşı

 Ataerki’ye Karşı
Okunuyor Ataerki’ye Karşı

Ataerki’ye Karşı  

Toplumsal sancılardan geçtiğimiz şu aşamalarda kendime sık sık sorduğum bir konuyla geldim sizlere. Güvende miyim? Aslında önce güven nedir bunu biraz açmamız gerek. Benim için güven, konfor alanı, kaygı durumunun minimum seviyede olduğu ve tedirgin hissetmeme durumudur. Bundan dolayı ki kendimi güvende hissetmiyorum peki ya sen? Çevrende gördüğün şiddetlere karşı ne hissediyorsun? Belki de şiddetin merkezindesin, merkezindeyim, merkezindeler… 

feminist composition with grunge fist 23 2147965508

Bu şiddeti sadece fiziksel olarak sınırlandırmıyorum, benim inancım şu ki psikolojik şiddet diğer şiddetlerden daha fazla etki bırakıyor. Unutabiliyor mu insan, yoluna devam edebiliyor mu öylece ya da çekip gidebiliyor mu? Daha psikolojik şiddete maruz kaldığının bile farkında değilken neye karşı, nasıl önlem alacağımızı bile bilmiyoruz fakat güçleneceğiz. Yaşamımda savunduğum şeylerden biri vazgeçmemek ve toplumsal sorunları örgütlenerek çözmek. Birlikte olduğumuz sürece güvensizlik hissi azalacak ve inancımız artacak. Yaşamak istiyoruz, komik geliyor değil mi? Yaşama hakkı için haklarını savunan milyonlarca kadın. Kimin eseri bu? Kimlerin? Biz ne yapabiliriz?  

Haklar nasıl alınmıştır, geçmişe baktığımızda uzun mücadeleler eseri olduğunu görürsünüz. Binlerce can kaybı yaşandığını, uğruna birçok mücadele verildiğini. Önceden kolay olmadı şimdi de kolay olmayacak bu süreçlerin üstesinden gelmek. Belki bugün bunları yazan ben, yarın aranızda olmayacağım fakat siz kadınlar olarak birbirinize daha da bağlanıp güçlenmelisiniz ve bizi dinleyen erillikten sıyrılmış erkekler, siz de bizlere desteğinizi  eksik etmemelisiniz. Toplumda ayrımcılığa ve şiddete maruz bırakılanlar olarak erk düşünceyle baş başayız.  Her şey erkek cinsiyeti üzerine kurulu:  Meslekler, aile hayatı, soy devamı, organizasyonlar, ürettiğimiz dil. Biraz bakacak olursanız tüm etmenler erkekleri merkeze alarak kurulduğunu görürsünüz. Özne erkek iken nesne kadın durumundadır. Temsiliyet gücü ve yoğunluğu çoğunlukla erkekte olduğunu fark etmek zor olmayacaktır. Peki erillikle ve ataerki ile nasıl başa çıkacağız?  

Buna cevap vermek gerçekten çok zor belli başlı şeyler olsa da karşımızda yüz yılların birikimi bulunmakta.  Birikimleri değiştirmek zordur, şemaları yenilemek, tekrardan üretmek on yıllar hatta yüz yıllar alır.  Değişim sadece senin çabanla mümkün olmayacaktır, örgütlü mücadele şarttır ve gerekli zemini oluşturmak. Bizim yapacağımız ve kontrol edebileceğimiz ilk ve en etkili nokta,  kendimizle yüzleşmektir. Evet bizler gelişmek istiyoruz bunun için gerekli olansa önce bulunduğumuz koşulları anlamak ve bireysel olarak güçlenmemizdir. Eğitimin her alan için şart olduğunu biliyoruz, buradaki eğitim bilinçlendirici olmalı, kadın hareketi bu aşamaya gelene kadar ne zorluklar atlattığını bilmek ve politika üretmek için kendimizi yetiştirmek şarttır. Başka neler yapabiliriz peki? 

                                            colorful hand drawn women pattern 23 2147974945

Erk sistemine nasıl tepki vereceğimizi öğreneceğiz, kadın dayanışmasının gerekliliğini, yararlarını ve bize kattıklarını herkese anlatacağız. Mahallelere inip oradaki örgütlülüğü sağlayacak, birlik olmanın önemini anlatacağız. Aldığımız aktarımlarla şiddet türlerinin ne olduğunu, nasıl farkına varabileceğimizi ve şiddete maruz kaldığımızda kimlerden destek alabileceğimizi öğreneceğiz.  . Şiddetin nerden geleceğini bilemiyoruz; eğitimlisinden  iş insanına, köyünden  şehrine erk zihniyet her yerde ve en yakınımızda. Toplumu değiştirecek olanlarda bizleriz, cinsiyet fark etmeksizin hepimiz bu ataerkide  yok olup gidiyoruz. Yetiştirdiğimiz çocuğa kadınlık rolleri değil, insanlık rolleri öğreteceğiz. Erkek çocuğu, kız çocuğu fark etmeksizin aynı rolleri atfedeceğiz. Bir kız çocuğu nasıl mahrem olarak adlandırılan yerleri kapatıyorsa, erkek çocuğu da kapatarak diğer cinsiyetten bir farkı olmadığını anlamalı. Sünnet düğünü yapılıyorsa eğer ergenliğe giren kız çocuğunun ilk regl günü de kutlanılmalı. Kız çocuğu masayı topluyorsa, erkek çocuğu da evdeki işleri yapması için görevlendirilmeli. Erkek çocuğu sanayiye götürülüyorsa kız çocuğu da götürülmeli. Fiziksel olarak aynı güce sahip olmayabiliriz fakat bu çocuklar arasındaki hiyerarşiyi verdiğimiz roller ile değiştirmemeliyiz, ilk başta çocuklardan başlayarak bu toplumun baştan doğmasını sağlayacağız ve sağlıyoruz da.  Din, dil, ırk, cinsiyet ayırt etmeksizin insanlığı kucaklamayı çocuklara öğreteceğiz. Bunları öğretmek için önce kendi içimizi temizlememiz ve geniş bakış açılarına sahip olmamız gerekli. Kadınlar olarak birçok şeyle mücadele ediyoruz, yıpranıyoruz ama bunların üstesinden gelebileceğimizi biliyoruz. Bizler herhangi bir zihniyette baskılanmayı hak etmiyoruz. Şiddete uğramayı, öldürülmeyi, susturulmayı, cinsiyetimizden dolayı dışlanmayı; tacize maruz bırakılmayı, emek sömürüsünü ve daha sayamadığım bir sürü kötü durumu yaşamak istemiyoruz. Dayanışarak, örgütlenerek geliyoruz.    Yazılacak, çizilecek belki de üstü karalanacak çok fazla şey var, hangisini anlatsam diğeri eksik kalacak gibi. Hala bir dayanışma içinde değilsen yer almalısın.                              

                               modern watercolor feminism concept 23 2147956905

  

Yorum Yap