Büyümek değil! Gelişmek

 Büyümek değil! Gelişmek
Okunuyor Büyümek değil! Gelişmek

O sokaklarda, evlerde, mağazalarda ve hayatının her yerinde olan hatta hayat olan insanlar var. İşte o insanlar içlerinde bilmedikleri kendilerini saklıyorlar. Bilmedikleri gerçek kişilikleri, duyguları, tarzları bazen de âşık oldukları kişileri, kendilerini göremiyorlar. Tüm bunlar onların farklı hedef koymasına sebep oluyor, sonra da farklı hedeflerden dolayı birçok yanlış ortaya çıkıyor. Akılda sadece kalan şey ” Ben bir şey yapamam. Bir şey başaramam. ” cümlesi oluyor. O hedefe ulaşmaya çalışıldığı zamanlardaki boşa harcanan zaman, emek ve daha birçok şey elinden gitmiş oluyor. Hayat aslında bir zaman yarışı. Eğer erken başlarsan bir şeye daha avantajlı olursun, geç kalırsan bazı şeyler daha zor olur ama orada kendini ölçersin. Kısıtlı zaman senin aynı zamanda lehine ve aleyhinedir. Aleyhine yönü biraz daha fazla çaba harcamak ve zorlamaktır. Lehine ise baktığımızda gücünü ölçersin. Fizikte de bu vardır. Sen bir şeyi ne kadar kısa sürede başarırsan o kadar güçlüsündür. Eğer hayat sana kısa geliyorsa bil ki hayat senin diğer insanlar gibi olmadığını düşünüyordur. Aslında hayat bir şekilde kendi açısından kötü ama o an insanlara çok güzel bir hediye vermiş oluyor.

Bilgi basamaklarının yolu

Her kısıtlı zamanda daha da güçleniyorsun. Bir zaman seni değersiz gören insanların yanında değer kazanmaya başlıyorsun. Orada olan tüm kötülükler birden sanki bir ışıltıyla iyiliğe dönüşüyor. Herkes senin yanında olmak seninle arkadaş, dost, sırdaş olmak istiyor. Annen bile sana dünkü davranışlarından daha ilgili. Herkes sana çok iyi ,herkes ama herkes,Tüm bu insanların güveni sana daha da güç vermeye başlıyor. Hayat birden cehennemden cennete dönüşüyor senin için. Sonra bir günün ardından tekrar yorgunluğun, mutluluğun bedenine birikmiş haliyle yumuşacık yatağına bırakıyorsun kendini. Baksana şöyle kendine. Birden dön arkana, neler atlattın bak. Hayat bir yarış. Sen bu yarışta önlerdesin fakat kendine göre. Herkesin hayat felsefesi farklıdır. Biri paranın kişide çok olduğunda hayatta önde olduğunu sanır. Başka biri de bilginin kişide çok olduğunda önde olduğunu savunur. Kendine bak. Sen hangisisin? Cevabını verdin sanırım. Şimdi de para ve bilgiyi seçenlerin felsefesindeki ayrıma bakalım. Dünyaya baktığımızda paranın her yolda bilet olduğunu görürüz fakat eğer bakış açılarımızı değiştirirsek gerçek gözümüzde çok daha farklılaşır. Aslında paraya da sahip olmak için bir bilet harcadığımızı fark ederiz. O bilet insanlar için çok farklılaşır. Aslında her sıradan, hayatlarımızda olan biletler gibi değildir bu. Sen ne kadar değer katarsan o bilet, o  kadar çok karşılığını verir sana.

gelişim ile ilgili resim

Şimdi gelelim o biletin hayatlarımızda başka şekilde ifade ettiğimiz şekline. Yani gerçek adına. Daha fazla şey ekleyince değer kazanan bilet aslında bilgi. Her yerden elde edeceğimiz, Bir o kadar da bunu elde etme şansımızın olduğu fakat bile bile göz ardı ettiğimizdir. Bilginin sadece parayı da getirdiğini söyleyemeyiz aslında. Bilgi yaşadığımız yerin anlamını zenginleştirir bizim için. Eğer sadece bir taraftan bakıyorsak birden bir cümleyle bile daha çok bakış açısı kazanmaya başlarız. Bilgi senin önündeki 100 kapıyı da, 1000 kapıyı da açabilecek bir büyüklükte bir şeydir. Bilgiyi öğrenmek için de hep ona dönük olmak gerek. Her adımımızda oradan kendimize bir şeyler eklememiz gerek. Her yolda zorluk vardır. O yolda en sonunda bir ödül alırız. Fakat bilgi yolu öyle değil. Sen ne kadar gidersen git. Her şekilde düşünmediğin kadar ödül alırsın oradan. Her yolda bilgi geçer. Bilginin sınırı yoktur. Bu konuda filozof Konfüçyüs şöyle der;

                                                                 ” Bilgiye sahip oldum mu? Bilmiyorum.”

                                                                                                                                                                                                         

 Hayatı boyunca bilgiyi öğrenip, öğrenmeye açık olup, bilgili kendini göstermiş kişiler gibi olmaya gayret göstermemiz gerekir. Bilgi her şekilde yürüdüğümüz yolda bize bilet olduğunu da söylemiştik. Peki hem bize hedeflerimize ulaşmak için birçok yol karşımıza çıkartan bilgiyi elde etmek için neler yapmalıyız? İşte bu konuda hayatından da birçok çıkarımlar yapabileceğimiz Montaigne’inin su sözüne bakalım;

                                 ” On yaşında bilginler gibi konuşacaklarına altmış yaşında öğrenici gibi kalsınlar.

yani her ne olursa olsun ben büyüdüm her şeyi biliyorum değil. Her zaman kendimizi kafamızda öğrenici olarak kalıplaştırmamız gerekiyor. Bir insanın geliştiğini, lütfen sözcüğe dikkat edin. Büyüdüğünü değil geliştiğini. Yani hacim olarak büyüdüğünün değil düşünce olarak büyüdüğünden bahsediyorum. Gelişim devam eder ama büyüme bir yaştan sonra durur. Bizler hacim olarak bir süre sonra durduğumuz için düşüncelerimizin de öyle olduğunu düşünürüz. Fakat eğer Montaigne’inin dediği gibi her yaşta öğrenci olmayı başarırsanız düşünceleriniz de hacminiz gibi durmaz ve büyümekten gelişime dönüşür. Şimdi kalk o yataktan. Öndesin diye bir şeyler bitmiş değil.

ZAMAN GELİŞİM VAKTİ! 

Yorum Yap