Geçmişin Gölgesinde Yaşam

 Geçmişin Gölgesinde Yaşam
Okunuyor Geçmişin Gölgesinde Yaşam

Geçmiş,  yaşamımızda bazen yenilgi bazen başarısızlık bazen ise manidar bir izdir biz insanlar için… Bu iz öylesine bir durumdur ki, geçmişi  bazen yaşattığı zorlukları, acıları unutmaya; bazen ise anımsamaya, yaşamaya devam ederiz kendimizce. Pekala geçmişin bize geleceğe dair bir malzeme olduğu gerçeğini görmezden gelemeyiz değil mi? Tabi ki bahsettiğimiz durum tamamen geçmişe takılıp kalmak da olmamalı. Daha çok geçmişte yaşanılan birçok şeyden ders alınarak, aynı hataya düşmeme yetisiyle yaşama devam edilmeli, çünkü geçmişin kaybının ancak gelecek ile telafisi mümkündür.

Her gün, her saat, her dakika, her saniye, her salise nefes aldığımız her an geçmiş demektir. Bu yazıyı okurken bile kaç saniye geçti  geri gelmemek üzere…Elbet geçen zaman bizler üzerinde farklı etkiler yaratacaktı örneğin geçen zaman yaşantımızda bıraktığı iyi, kötü izlerle geleceğimize referans olurlar diyebiliriz.

Peki ya geleceğe gölgesini bırakan yaşanmışlıklar hep aynı etkiyi mi bırakırlar sizce? Bunu geçmişimizi yokladığımızda, aslında aynı değil de kimi zaman mutlu, umutlu, heyecanlı; kimi zaman ise çaresiz, hüzünlü, endişeli geçen bir mazi olduğunu düşünürüz. Öyleyse üzerinde durmamız gereken en önemli hususun ise, acı da olsa tatlı da olsa yaşantılarımızın bizlere tecrübe kazandırması değil midir?

Şimdi sizlerle tecrübe üzerine yaşanmış kısa hikaye bir paylaşmak istiyorum izninizle.

 GEÇMİŞİN GÖLGESİNDE YAŞAM-60 YIL VE 1 DAKİKA

60 YIL VE 1 DAKİKA

 60’lik ünlü ressam, bir lokantaya girer. Gerçi cebinde parası yoktur ama aldırmaz. Lokantacıya yapacağı portresine karşılık yemek yemek istediğini söyler. Güzelce karnını doyurur. Sonra bir çırpıda lokantacının portresini çizerek masaya bırakır. Kalkarken adam gelir resme bakar, beğenir.

“Güzel ama” der lokantacı “Bir dakikada yaptınız bunu, oysa bir saattir yiyorsunuz…” Ressam ise “Bir dakika değil, 60 yıl ve bir dakika” diye karşılık verir.

Burada ressamın son sözünde tecrübenin önemine dair gayet haklı, mantıklı ve anlaşılır vizyonla değindiğini görebiliriz. Kısaca Aguste Rodes’ in de dediği gibi “Deneyimden bilgece yararlanırsanız, hiçbir şey zaman kaybı değildir.“ 

GEÇMİŞİN GÖLGESİNDE YAŞAM-1

Evet geçmişe dair tecrübenin önemine dair birçok seye değindik. Şimdi ise Amerikalı köşe yazarı  Erma Louise Bombeck’ in kanserden yaşamını yitirmeden önce son yazılarından biri olan yaşama dair  nasihatlerini sizlerle de paylaşmak istiyorum.

YENİDEN YAŞAYABİLSEYDİM…

“Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer; hastayken yatağa girer dinlenirdim.

Ben olmadığım zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim..

Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım.. Daha az konuşur, ama daha çok dinlerdim..

Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim..

Oturma odasında TV seyrederken, patlamış mısır yer, Yerler leke olacak diye korkmazdım..

 Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım.. 

Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım..

Saçım bozulmasın diye, arabanın camının açılmasını önlemezdim..

Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum..

TV seyrederken daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim.. Ömür boyu garantilidir denilen hiçbir şeyi satın almazdım..

Hamileliğimin bir an önce sona erip, doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimde bir canlı yaratmanın ne kadar harika olduğunu fark ederdim.. Bu o kadar nadir bir olay ki, mucize gibi bir şey..

Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla “Önce git ellerini yüzünü yıka!” demezdim. Onlara daha çok “seni seviyorum”, ondan da daha çok “özür dilerim” derdim..

Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey; her dakikasını değerlendirmek olurdu..

Dikkatle bak.. Gerçekten gör.. Yaşa.. Vazgeçme..

Küçük şeyler için şikayet etmekten vazgeç..

Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı beni ilgilendirmezdi..

Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım..

Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey için

şükredin..

Tek bir hayatınız var ve bir gün sona eriyor..

Umarım her gününüzü değerlendirirsiniz..”

 

Geçmişi yaşamınızda yük olarak görmeyip, her geçen zamanı acısıyla, tatlısıyla kabullenip yola devam ettiğiniz; daha cesur daha mutlu olacağınız bir yaşam diliyorum sizler için…

Hoşça kalın😊

 

 

Yorum Yap