Zaman Zaman

 
 Zaman Zaman
Okunuyor Zaman Zaman

Tanımda da belirtildiği üzere emek sadece bedenen yorulmanın karşılığı değildir. Fikir veya düşünce emekçileri de vardır. Buldukları yeniliklerle ürettikleri cisimlerle var olurlar.

Zaman Zaman

Peki en başta ben olmak üzere neden geç anlıyoruz değerini emek denen kavramın? Cevabı çok basit aslında ama yazının devamını okumadan gözlerinizi kapatıp düşünmenizi istiyorum. Neden? Ben cevabımı buldum belki sizin de  bulmanıza yardımcı olabilirim. Bu belki de cesur yeni dünyanın yan etkilerinden biridir. Örnek vermek gerekirse: kafama takılan herhangi bir konuda saniyeler içinde milyonlarca farklı kanaldan bilgi alabiliyorum. Çokta uzaklaşmaya gerek yok on sene öncesine gidelim bu imkanlar bu kadar hızlı veya yeterli miydi? Yeni imkanlar yeni istekleri yeni istekler ise yeni doyumsuzlukları getiriyor. Talep zaten yeterli alım gücüyle desteklenmiş ihtiyaçlar değil midir? İsteklerimizin sürekli karşılanması bizi yeni istekler için güçlendirirken yetinmezliğe de itiyor. Belki de ebeveynlerimizin hayal bile edemeyeceği imkanları elimizin tersiyle itiyor, beğenmiyoruz dahasını istiyoruz dahasını ve dahasını…

Tüm bunların arkasındaki emek belki bize iki defa düşünme imkanı sağlar ne dersiniz? Şöyle bir örnek vermek gerekirse benim yaşadığım şehirde aileler geçimini  ebeveynlerinden birinin yurt dışında çalışmasıyla karşılıyor. Bu da evini geçindirmek için ailesinden,  sevdiği kadından, çocuklarından, memleketinden feragat ettiği anlamına geliyor. Ama her insanoğlunda olduğu gibi doyumsuzluk bu ailelerde de sarmış durumda ve  hala memnun olunamayan konular mevcut. Hangimiz hayatından tam olarak memnun ki veya kimin hayatı dört dörtlük?

 

Za

Bahsettiğim memnuniyetsizlik sadece maddi anlamda değil tabikide. Ayrılan, ayrılmayan veya ayrılamayan zamandan da şikayetçi olmaz mıyız? Bu konunun içinde zaman ne alaka dediğinizi duyar gibiyim. Onu da şöyle açıklayayım- izlediğim bir filmden esinlenerek- biraz beyin fırtınası yapalım çok istediğimiz bir şeyi satın almak için sizce sadece para mı veriyoruz? Ya o parayı kazanmak için çalıştığımız saat? Yani aslında bir şeyi almanın veya kullanmanın öncesinde harcanan bir emek-zaman- yok mu sizce de? Aylığı asgari ücret olan bir çalışanı düşünün. O çok almak istediği telefon için emeğini, bir ayını dolaylı yoldan da zamanını harcamış olmuyor mu? Yani o telefon= bir ay bir ay da zamana denk geliyor. Yani alım sadece maddi olarak gerçekleşmemiş olur.

 

Zaman hawking’ e göre insanoğlunun bir ürünüdür. Belki de zaman yazının başında bahsettiğim düşünce ve fikir emekçilerinin evrensel olarak kabul görmüş ve kullanılan bir çalışmasıdır

 

Zaman hawking’ e göre insanoğlunun bir ürünüdür. Belki de zaman yazının başında bahsettiğim düşünce ve fikir emekçilerinin evrensel olarak kabul görmüş ve kullanılan bir çalışmasıdır. Zaman fizikçilerin de ele aldığı konulardan biridir. Yazının devamına biraz alıntılar ekleyeceğim. Zaman, görelilik Teorisi 20. yüzyılın en büyük fizikçisi olan Albert Einstein’a aittir. İzafiyet Teorisi olarak da bilinen teoriye göre uzay ve zaman bir algıdır. Mutlak zaman yoktur; uzay ve zamanı algılamamız, bulunduğumuz yere ve hareketlerimize bağlıdır. Bir cismin hızına ve konumuna göre, zaman hızlı veya yavaş geçer. Cisim hızlandıkça zaman yavaşlar. Yani hız arttıkça zaman kısalır; daha yavaş akarak sanki durma noktasına yaklaşır.

 

Einstein bu durumu çok bilinen ‘ikizler’ örneği ile açıklar. Bu örnekte ikiz kardeşlerden biri Dünya’da kalır, diğeri ışık hızına yakın bir hızla uzay yolcuğuna çıkar. Uzaya çıkan kardeş, geri döndüğünde ikiz kardeşini kendisinden çok daha yaşlı bulur. Bunun nedeni uzayda hızla seyahat eden kardeş için zamanın daha yavaş akmasıdır. Yeterince açıklayıcı olmuştur. Bir dahaki yazımda görüşmek üzere…

Yorum Yap