1. Kural; Hayatsan hayat ol!!

 1. Kural; Hayatsan hayat ol!!
Okunuyor 1. Kural; Hayatsan hayat ol!!

 

Elinizi vicdanınıza koyun ve bu satırları okuyun. Umarım hissettikleriniz hareketlerinize yansır.

 

Başını kaldırdı. Annesinin o gece korkmasın diye tavana yapıştırdığı yıldızlara baktı. Derin derin nefes aldı. Onca gözyaşının arasında bir daha arkadan kulaklarına annesinin yalvaran çığlıkları yankılandı. Daha 6 yaşında küçük bir kız çocuğuydu oysaki. Daha düne kadar ailesinin gözbebeğiydi. Şimdi ise yatağının en ucunda annesinin çığlıklarına kulak misafiri olan çocuk. Kafasını ellerine çevirdi. Düne kadar hayatının süper kahramanı olan babası elinden tutup parka götürmüştü.

O an olan oldu odasının kapısı şiddetli bir gürültüyle açıldı. Kapının oradan büyük adımlarla kendisine yaklaşan, öfkeli gözlerle bakan babasını gördüğünde korkup kapıya doğru koşmaya çalıştı. Bunu fark eden babası bir dokunuşla küçük kızı durdurdu. Kocaman kolların arasında sanki bir kafesteydi artık. Babası küçük kızın kollarından tutup, çekiştirerek koridordan geçtiler. Geceleri sırf annesinin kokusuyla uyumak için ‘Annecim yumuşacık yatağında uyuyabilir miyim? ’diye küçük pembe bahaneler uydurup kıvrıldığı yatağın bulunduğu odaya geldiler.

O sırada babası elini bırakıp arkasını döndü ve çekmecelerden bir şeyler aramaya başladı. Küçük kızın gözleri annesini aramaktaydı. Yavaş yavaş soldan sağa doğru gözlerini her yere gezdirdi. Banyonun önündeki kırmızılığı fark eden küçük kız oraya doğru yöneldi. Kırmızılığın olduğu yere geldiğinde babasına ‘Babacım buraya ketçap dökülmüş. Annem kızmadan temizleyelim.’ diye seslendi. Banyonun içine yöneldi. Yerde yatan annesinin yanına giderek, ‘Annecim’ diye seslenerek annesinin yüzünü yavaşça okşadı.

– Annecim (kıkırdayarak) üstüne ketçap dökülmüş. Ama bak sende benim gibi seviyorsun ketçap yemeyi. Hadi annecim kalk beraber yiyelim. Ben çok acıktım.

– Babacım annem üstüne ketçap dökmüş. Dediği anda arkasını döndü ve duyulan tek şey babasının çektiği tetikti.


kadına şiddetDünyada binlerce çocuk, kadın farklı senaryolarda aynı sonla dünyayı terk etmeye mahkûm bırakılıyorlar. Birtakım insanlar diğer tarafı suçluyor, diğer insanlar da diğer tarafı. İnsanlar böyle bir konuda çokça farklı düşünceye kapılıp sonra böyle konularda birbirlerine giriyorlar. Yanlış bu konuda her şey başlı başına yanlış. Öyleyse sadece bir çıkış yolu olan ama insanların sunduğu yanlış fikirlerin tartışılması da yanlış. Kendimize gelmemiz gerekir. Böyle canice hikâyeleri evlerimizde okuyup öylece üzülme numarası yapmamamız, böyle şeyleri engellemek için biz de çabalamalıyız. Baksana Dünyanın haline bir tarafta evlerinde çığlıklar içinde ölen onca insan, diğer tarafta da bunu haklı bulan ve yapan bir çeşit insan dediğimiz şahıslar. İnsan böyle olmamalı. Gerçek insan bu değil. Aslında çocuklarımıza okullarda başarılı olsunlar diye verdiğimiz matematik, fen bilimi, sosyal bilgiler yerine öncelikle ‘’ İnsan nedir? ‘’ kavramı öğretilmesi gerekir.
Yoksa büyüyünce yaptıkları işin, başardıkları şeylerin, yaşadığı ortamın bir önemi kalmaz.

İnsan nasıl bir şey bilir misiniz? İnsan birinize göre aklını kullanarak hareket eden canlı, diğerinize göre istediğinde her şeyi yapabilecek güçte olan bir varlık, başka birine göre… Bu böyle devam eder. Herkes kendi gelişimine göre bakış açısından bakar. O baktığımız yolda ışık var mi, yok mu diye, doğruluğuna, yanlışlığına bakmadan sadece kendi fikrimiz olduğu için emin bir şekilde boşa boşa masaya vururuz. Doğru sandığımız yanlışlar, yanlış olarak ortaya çıktığında bir bahane uydururuz. İşte bu sorundaki bahane de erkeklerin kadınlardan daha üstün olduğunu kalıplaştırmamız. Her kadına şiddet sorununu sorun olarak görmeyen kişiyle konuştuğunuzda bu cümleye değinmeden geçmezler.Peki ya onlar bunları kullanırken biz neden elimizdeki fırsatları değerlendirip aniden doğru zamanda isyan etmiyoruz. Sonuçta bir adım bin hayat. 

kadına şiddete hayır

Bizi hırslandırmayan, bunu engellememiz için çaba göstermemizi engelleyen şey sadece bu olanları hep başka kişiler çözmesi gerek, bu sorun sadece beni ilgilendirmiyor, ben bir şey yapsam ne yarar ki! Gibi ifadelerle kendimizi kandırmamız. Her bir şahıs bir adım atsa, 10 kişi 10 adım, 100 kişi 100 adım, 1000 kişi 1000 adım, 10.000 kişi 10.000 adım sadece bir dokunuş her şey için yeterli yeter ki sen bir adım at. Susmak zorunda kalan, tehdit içinde yaşayan binlerce kadının sesi ve kurtuluşu senin bir adımından yürüsün. Hiçbir şey zor değil. Etrafına ne kadar bilgilendirme yaparsan ve onlara onca kadının, çocuğun kurtuluşu için el uzatırsan gerçekten bir yüreğe sahip her birey o eli senden esirgemez. Küçük şeyler büyük şeylerin var olma sebebidir. Bu toplumsal sorunu gidermek için neler yapılabilir gibi düşündüğümüzde ulaşamayacağımız şeyler olduğu aklımıza gelir. Fakat öğrendiğimizi bir kişiye söylediğimizde zaten bir şey yapıyor oluyoruz.

Her söylediğimiz kişiye bir araya gelip, herkes elinden geleni ortaya koyarsa önümüzde engel kalmaz. Atasözlerimizden de görebiliriz birçok kişi bir araya gelince neler başarabildiğini. Bu süreçte birçok şiddet türü görüyoruz. Bu şiddet türlerinden kadınların yardım almasını engelleyen ise psikolojik şiddet. Onlar kadınlara polise, akrabaya ve herhangi bir kuruluşa şiddet olayından bahsedilmemesi için tehditler savururlar. Bu böyle de çoğunlukla işe yarar. Bizde onca masum insanları kurtarmak için bunu kullanamaz mıyız peki? Çok iyi bir şekilde de kullanırız. Nasıl mı, şöyle;

Yaşadığımız yerlerden başlayarak pankartlar, afişler hazırlayıp asılması için uygun yerleri seçersek, çeşitli konferanslar düzenlersek, küçük yaştan çocuklarımıza bunun derslerini aldırırsak, yardım için ayrı kuruluşlar kurup kadınların o evde mecbur yaşaması gerek psikolojisini ortadan kaldırmak gibi, Onlar  bunlar sayesinde kadına şiddet olayının baskısının farkına varır ve korkarlar. Artık dijital çağdayız ve oturduğumuz yerden bile afişler, farkındalık yaratacak poster benzeri şeyler hazırlayabiliyoruz. Bunun için yazının altına ekleyeceğim Canva , Fotobabble , Sutori  ve daha birçok uygulamayı kullanabilirsiniz.Sen bir hayatsan onlarca insana da hayat olman için yap. Kendini tek sanma arkanda koca bir ordu var, sadece şu an onları harekete geçirecek bir liderleri yok. Yapabilirsin. Her şey bir adıma bağlı.

Sen de bir adım atmaya ne dersin??

Yorum Yap