İçimizdeki Çocuğa Sesleniş

 İçimizdeki Çocuğa Sesleniş
Okunuyor İçimizdeki Çocuğa Sesleniş

İçimizdeki Çocuğa Sesleniş

Yaşamın içinde yaşamayı beceremeyen koca bir topluluğun döngüsü halini aldık zamanla.Sızılar biriktirdik içimizde.Sızılar sızıların ardına geldi.Engeller engellerin üzerine.Anlam kargaşalarına sürüklendik durduk.Hepsi yerini boşluğa bıraktı,hissedemeyişleri sundu bize ardından.Paha biçilmez birer hediye gibi.Duygu körelmesini.Adını da tecrübe varsaydık.Aşmamız gerekti bu engelleri.Alışmamız gerekti bu engellere.Tecrübeler güzelliklerden,iyilerden oluşmaz varsaydık hep,zorluklardan oluşur.Kötüye maruz kalması bile güç katar varsaydık bize,bizden o çocuk saflığımızı alıp götürdükçe.Fırsat vermeye korktuk derinlerde sevinçleri yaşamaya.Hep kaybedecekmişiz gibi sonunda.Korktuk insanın özünden,niyetinden,ederinden zamanla.Sonra engeller yaratmaya,varsayımlara devam ettik kendimize.Setler koyduk aramıza birer birer.İnsanoğlu bencildi ve yalanlar söylerdi.İnsan insana zarar verirdi bile isteye öğrendik.İnsan insanı sever sanarken bile aslında sevmeyi hiçte beceremediğini gördük biz.Zarar ziyanla dolu.Alıştık kendi içimizde yarattığımız engellere takılı kalmaya.Yaşamı zorlu kılmaya.Çocukluğumuzu ardımızda bırakıp güce erişmek isterken biz,özgürlüğe ulaşamadan prangalar giyindik bu olgun bedenlere.

İçimizde ki çocuk

Koca Koca ülkelere bölüştürdük gelir geçer insanı.Sonra da yetemedi hiçbirimize evrenin bize sundukları.İstedikçe istedik hep dahasını.Parasını,şanını,ünvanını,klasını.Hep en fazlasını.Saygınlığı doyumsuzluklarda aradık hep.Saldırganlaştı,ötekileşti ruhumuz.Hor gördükçe böbürlendik.Sorguladık durduk o güzel hislerin bize neden hiç uğramadıklarını sonra.Neden çocukluğumuzda kaldıklarını ya da.Neden eskilerin özlendiğini her yeni güne kıyasla.Acabalar biriktirdik kalbimizde,aklımızda.İnsan insanı çıkar için sever dedik,yanında çıkarlar doğrultusunda durur,korur,sarar.Hep art niyet sancıları.Uğradığımız haksızlıklara isyan etmekle yetindik.Sanki hiç haksızlık eden taraf olmamışız gibi azıyla,çoğuyla hiç tartmadan.Başka birine yapılan haksızlığa tepkisiz kaldık,isyanımız kendimize kadardı.Sonu gelmeyecekmiş gibi gelen o mutsuzlukları da umutsuzluklarla birlikte besledik durduk.Affetmedik,affedilebilecek hatalar da yapmadık üstelik.Dinlemedik,konuşan taraf olduk hep.Hem de bağıra çağıra.Pişman olmadıkta hep haklıydık.Çünkü;en çok bağıran en doğrusuydu.Önemli değildi karşımızdakinin ne düşündüğü.Zayıflıktı sanki düşünmek.Özellikle kendinden başkasını da düşünebilmek.insanın insana olan ihtiyacını kabullenemedik bir türlü.O bile zayıflık geldi.İnsanı kullanmak üzerine değil de bir olmak amacıyla niyetlenmedik.Sadece benliğimizi çok sevmek,kendi rahatımızı düşünmek yerine insan olan diğerine de değeri pay görmedik hiç.Hak görmedik hiç paylaşmayı.Ne soyutları ne de somut olanları.En çokta parayı.Paraya olan sevgiyi insana olan sevgiye değiştik.Bizim olan bize aittir diye diye yalnızlaştık,yalnızlaştırdık.Her şeyin kaynağı insandı.Ekledik setleri üst üste ve gördük,öğrendik,alıştık…Biz neydik ve ne olduk sahi?

İçimizdeki Çocuğa Sesleniş

Biz doğa kadar saf ve temiz olanlardık.Ruhumuz yoksunluktan uzaklarda özgürken.İyileştirilmesi mümkün gibi görünmeyen o kitlelerden arınmayı,yaşamın en çirkinlerini bir kenara koymayı,güzele odaklanmayı istemez mi can? Niyete güzeli aşıladığında aşılmaz duvarları aşamaz mı? Nefret yerine sevgisini dinlemek istemez mi ki? Sevmekte huzur varken.Yaşamın içinde yaşamayı benimsemekten,insanı anlayabilmekten ne zarar gelir?Özüne dönüp kendini tanımaktan,kendini bulmaktan ve nefes alınan her saniyenin kıymetini bilmekten,yaşamanın hakkını vermekten ne gibi bir olumsuzluk doğabilir?Çocukluğumuzdaki masumiyeti ardımızda bırakmak için çabalar harcamak yerine,ona erişip içimizde saklasak ve büyütsek ya sahi…

İçindeki çocuğu ve içindeki iyiyi,güzeli hiç kaybetmek istemeyip; daima masumiyete,sevginin gücüne,bizi biz yapan tüm değerlere tutunabilme çabası gösteren herkese en derinden sevgilerle…

Yorum Yap