Kadınlar Öldürülüyor

 Kadınlar Öldürülüyor
Okunuyor Kadınlar Öldürülüyor

Nasıl bir dünyadır ki bu ‘kadın’ olduğum için şanssız hissettiğim? Kadın olduğum için şanssız hissettirildiğim… Sadece kadın olduğum için katledilebileceğim. Arkamdan birkaç gün ağlanacağı, manşet olacağım, en iyi ihtimalle katleden caninin hapse girmesi için dahi günlerce, aylarca bazen yıllarca uğraşılacağı ve sonra unutulacağım… Başka bir kadın daha canice katledilince belki yeniden anılacağım ama anılmamın yeni bir kadının daha katledilmesine engel olamayacağı.

Nasıl bir dünyadır ki bu öldürülmediğimiz bir gün bile geçmiyor, gözyaşlarımız hiç dinmiyor. Acılarımız son bulmuyor. Geleceğimizden vazgeçip yaşamımızın kavgasını veriyoruz. En temel hakkımız(!) olan yaşamımızın… Öldürülmeyelim istiyoruz.65 günde 67 kadının katledildiği bir coğrafyada bize başka bir şey arzulama hakkı da zaten tanınmıyor. Sıradaki hangimiziz? Ben, sen, o, dostun, annen, kardeşin… Kestiremiyoruz! Sıradaki olabiliriz… Biz her gün ölüyoruz. Kadınlar öldürülüyor. ÖLDÜRÜLÜYORUZ!

 

En öfkeli duygularımla yazıyorum bunları. Sadece 21 yaşında bir kadınım. En az yaşı kadar defa tacize uğramış her kadından yalnızca biriyim. Yediden yetmişe hiçbir erkeğe gardını indirmemesi gerektiğini öğrenmiş, kalabalıklar içindeyken de yalnızken de; gecenin bir yarısı olsa da güpegündüz göz gözü gören bir meydanın ortasında da; belki en güvendiği belki de adını dahi bilmediği bir canavar tarafından katledilebilecek binlerce kadından sadece biri.

Her gün neler yaşadığımızı biliyor musunuz? Biz başımızı yastığa huzurla koyamıyoruz. Katledilen ‘bir kadının daha’ videosu gündem olduğunda en yakınımızdaki kardeşimize, sevgilimize, eşimize dahi bir defa daha güvensizleşiyoruz. Kaldırımda karşıdan gelen sıradan bir adama bile katil olabilir potansiyeli yüklemek zorunda bırakılmamızın ağırlığını size nasıl anlatabilirim? Bununla yaşamanın zorluğunu yaşamadan nasıl bilebilirsiniz?

 

Yaptırıcı hiçbir uygulamanın, kararın alınmaya tenezzül dahi edilmemesinin yanında, yaptırıcı olabilecek kanunların da kaldırılmaya çalışıldığının farkında mısınız? Algılarınızı açıp bakabiliyor musunuz? O acıyı gerçekten hissedebiliyor musunuz? Biz günlerce kendimize gelemiyoruz. Bunca acıyı sindirip yaşamaya devam edemiyoruz. Etmemeliyiz! Biz bir otobüste inecek son yolcu olamıyoruz. Plakasını annemize atmadığımız taksiye binemiyoruz. Arkamıza bakmadan yürüyemiyoruz. Konumumuzu başka bir kız arkadaşımıza atmadan bir arkadaşımızın evine dahi geçemiyoruz. Gideceğimiz yeri, yolu, kıyafeti binlerce kez düşünüp öyle hareket etmek zorunda bırakılıyoruz. Bunun ağırlığını size hangi kelimelerle ifade etsem yine az kalacak ben biliyorum, ya siz biliyor musunuz?

Ne hakla öldürüldüğümüzün değil de neden ‘o şekilde’ (her ne giymiş olursak olalım) giyindiğimizin, kahkaha atmayı bırakın tebessüm dahi etmemizin, gecenin o vakti orada ne işimizin olduğunun sorgulandığı bu coğrafyada katillerle mücadelemiz yetmezken sempatizanlarıyla da daha büyük bir mücadele veriyoruz.

Her geçen yıl kadın cinayetleri azalmak yerine artıyor. Sadece 2020 yılında 300(ÜÇ YÜZ) kadın katledildi. 171 kadının ölümü ise şüpheli olarak kayıtlara geçti. En iyi ihtimalle katleden hapse girer demiştim, hatırlıyor musunuz?

 

Bağırmaktan yorulmayacağız, yılmayacağız. Sesimizi duymak zorundasınız. Öldürülen, yaşamı çalınan her kadın gibi sadece biraz daha yaşamak istiyoruz. Susmayacağız, yaşamaktan ve birlik olmaktan vazgeçmeyeceğiz. Kahkaha atmamızın, özgürce giyinmemizin, yalnız başımıza istediğimiz saatte istediğimiz yerde olmamızın normalliğini anormalleştirmenizi de katledilmemizi normalleştirmenizi de kabul etmiyoruz. Kanıksatamayacaksınız!

Keşke bunları yazmamıza, mücadele etmemize hiç gerek olmasaydı. Gördüğüm şeyleri hiç görmemiş olmayı değil hiç yaşanmamış olmalarını istiyorum. Kadın olarak özgürce ‘yaşayabileceğimiz’ günlere…

Yorum Yap