Kim Korkar Kırmızı Başlıklı Kız’dan?

 Kim Korkar Kırmızı Başlıklı Kız’dan?
Okunuyor Kim Korkar Kırmızı Başlıklı Kız’dan?

KİM KORKAR KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ’DAN?

.

İngiliz Durham Üniversitesinden kültürel antropolog Dr. Jamie Tehrani’nin araştırmaları, masalın kökeninin en az 2 bin 600 yıl öncesine dayandığını ve dünya çapında 35 farklı versiyonu olduğunu ortaya koymuştur. Örneğin, İran’da kız çocuklarının tek başına dolaşmaya çıkması toplum kurallarına ters düştüğünden, masaldaki çocuk erkektir. Çin’de Kırmızı Başlıklı Kız kurt yerine kaplan tarafından kandırılır.

Masalın bilinen ilk biçiminde kurt yerine kurt adam vardır. Kurt adam büyüanneyi yedikten sonra bir parça etini ve kanının birazını saklar. Kırmızı Başlıklı Kız geldiğinde acıkmış olduğundan, et ve şarap diyerek büyükannesinin etini yedirir, kanını içirir.(antropofaji/kanibalizm/yamyamlık) Kızdan soyunup yanına gelmesini ister. Yatakta onun büyükannesi olmadığını anlayan Kırmızı Başlıklı Kız tuvaletini yapmak için dışarı çıkmak ister. Kurt kızın ayağına bir ip bağlayarak onu gönderir. Kız dışarı çıkınca ipi koparıp kaçmaya başlar, bir nehre varıncaya kadar koşar. Onun kaçtığını fark eden kurt adam da arkasındadır. Nehir kenarında çamaşır yıkayan kadınlardan yardım ister. Kadınlar iki yandan çarşaf gererek Kırmızı Başlıklı Kızın karşıya geçmesini sağlarlar. Kurt adam da nehre ulaşınca kadınlardan yardım ister. Onun için de bir çarşaf gererler ama Kurt adam nehrin ortasına gelince çarşafı bırakırlar. Kurt adam nehirde boğulur. Yamyamlık gibi vahşi ayrıntılara sahip olsa da metnin orijinalinde kadın aklı ve kimliği daha baskındır. Sonradan gelip kötünün hakkından gelecek ve mağdur kadınları kurtaracak(!) bir erkeğe ihtiyaç duyulmaz.

 

Perrault masalı on yedinci yüzyılın sonunda uyarlandığında kurt adam, kurt figürüne dönüşmüştür ve kızın başında tutku, aşk, şehvet ve erotizm gibi cinsel göndermeleri olan kırmızı başlık vardır. Ancak cinsellik gönderme düzeyinde kalmış, masal hem kızın soyunup yatağa girdiği erotik ayrıntılardan hem de ölü eti yedirip kanını içirme gibi vahşi ayrıntılardan arındırılmıştır.

Ahlaki dayatmalarıyla bilinen, en büyük ve ağır suçun cinsellik olduğu, aşk ve cinselliğin olmadığı evliliklerin daha kutsal bulunduğu, muhafazakar ve baskıcı Viktorya Dönemi Avrupasında masalı tekrar uyarlayan ve kendilerinin de muhafazakar oldukları bilinen Grimm Kardeşler, annenin kızına ana yoldan ayrılmamasını ve ısrarla yabancılarla konuşmamasını tembihlediği bölümü masala ekler ve bu eklemleme dönem itibariyle genel kabul görür.

Özetle, bu masaldaki kurt, eril zihniyeti ve toplumsal kuralları temsil ederken, Kırmızı Başlıklı Kız günahkar olmaması için iffetini koruması gereken ve itaate zorlanan kadın kimliğini simgeler. Buradaki simgeleri ya da göndermeleri çocuk elbette anlamayacaktır ama bilinçaltına bunlar kaydedilir. Ayrıca kurt kötü ve saldırgan gösterilir ve masal boyunca kötülenir. Bir hayvanın nedeni olmadan bir insana saldırmadığı düşünüldüğünde, bu da kötü bir kodlamadır.

Bununla birlikte, hem çocuk edebiyatına duyulan ilgi sayesinde özgürleşen yazar ve çizerlerin hem de annelerin bilinci sayesinde; artık çok daha nitelikli, çocuk evrenine ve duygu dünyasına uygun metinler ortaya çıkmaktadır. Çocuklara hitap ettiğinin bilincinde olan yeni nesil yazarlar masalları cinsel ve toplumsal göndermelerden temizlemekte, farklı bakış açıları sağlamaktadır.

Kim Korkar Kırmızı Başlıklı Kız’dan? kitabında Sara Şahinkanat’ın yaptığı da budur. Etyemez bir yavru kurt üzerinden anlatılan hikayede, ormana gitmek isteyen yavrunun başına bir şey geleceğinden korkan anne kurt ona üç soru sorar. Yavru kurdun son soruya verdiği yanıt “Biz vazgeçtik artık et yemekten/Bıktık masallarda kötülenmekten.” diye biter. Bu ‘kötü kurt’ klişesini de ortadan kaldırmaktadır.

Yavru kurdun -annesinin duyduğu korkuya rağmen- ormana gitmek istemesi özgür olma ve kendini (kendine) ispatlama duygusundan ileri gelmektedir. Bu klasik masalların erginlenme/yetişkin olma ritüellerine bir atıf gibi gözükmekle birlikte Sara Şahinkanat burada da hikayeyi ters yüz etmektedir. Yavru kurt ormana gitmek ister ama niyeti erginlenmeyle özdeşleştirilen savaşma/hükmetme arzusu değildir, isteği barış içinde ormanda dolaşmaktır.
Hiçbir hayvanın kötülenmediği, insan yeme, karın yarma/dikme gibi vahşi ayrıntıların olmadığı, aldığı ödülleri hak etmiş, ezber bozan bir kitap var karşınızda.

Kitapta, yavru kurdun uzak durduğu -hatta onun yüzünden başına gelebilecekler yüzünden tecrit edildiğinden- isyan ettiği Kırmızı Başlıklı Kız karakteri yalnızca ormandan geçerken arka planda, evde açık bir resimli kitapta ya da oyun küplerinin üzerinde görülür. Hem masala farklı bir bakış açısı getiren yazar Sara Şahinkanat’ı hem de akıllıca ayrıntılara sahip bu çizimleri yapan Ayşe İnan’ı tebrik etmek gerekir.

Yararlanılan Kaynaklar:
Melek Özlem Sezer – Masallar ve Toplumsal Cinsiyet
Şiirsel Taş- Çocuk Edebiyatında Kurtlara Kuşbakışı: Kurt Metaforunun Memetik Aktarımı

Yorum Yap
Yapılan Yorumlar
2
  • Nazan Ölçer
    Nazan Ölçer
    ziyaretci
    4 ay önce

    Elinize sağlık. Güzel bir araştırma olmuş, teşekkürler

    Cevapla
    1