Manayı Yitirmek

Dilin, kelimelerin; ruhla, manayla ve eylemle doğrudan ilişkisini ve dilin aşınması sonucu meydana gelen bazı yıkımlari konu alan fikri deneme yazısıdır.
 Manayı Yitirmek
Okunuyor Manayı Yitirmek

MÂNÂYI YİTİRMEK

Yitirilen mânâlar

Yitik Mânâ

Suret; mânâya giydirilen bir gömlek, suret; beş duyuyla algılanamayan ve insanı diğer mahlukattan ayıran asıl haslet ve kabiliyetlerin, yani mânâ, fikir, his gibi ruh tezahürlerinin meydana getirilmesi, somutlaştırılması için kullanılan bir takım malzeme ve vasıtalardır.

Misal insan pasta yemek istese, bunu zihninde canlandırarak o lezzete varamaz. Evvela o lezzeti vücuda getirmesi, gereken malzeme ve vasıtalarla pastayı yapması gerekir ki o lezzeti alabilsin. Mânâ da böyledir. Sadece düşünmekle anlamaktan nasip alınmaz. Evvela mânâya bir vücut, bir şekil verilmesi gerekir. Mânâ ekseriyetle kelimelerle yahut eylem -yani duruş ve tavırla- meydana gelen, şekil bulan bir ruhtur. Fakat burada kelime eylemden evvel gelir, kelimeler mânâya şekil vermenin ilk basamağıdır, eylem ikinci ve fikir üçüncü basamaktır. Bu cihetten dilimizi oluşturan has kelimeleri yani dilimizi yitirmek, mânâyı yitirmektir. Mânâyı yitirmek, eylemimizi ve eylemimizi yitirmek fikrimizi yitirmektir. En nihayetinde fert fert ve toplum olarak kimliğimizi yitirmektir. Fikirsiz, dertsiz bir neslin temeli işte budur.

Derdimizi anlatacak dili kaybettikten beridir, derdimizi anlamayan bu nesilden, fikirsiz, insanı diğer mahlukattan ayıran hasletleri kaybetmiş, eylemini yitirip zihni köleleşmiş bu nesilden şikayet ettik.

Misal Fuzuli’nin derdinin tezahürü olan Mecnun’un aşkını taşıyacak bir suret, İslam medeniyeti ile ruhumuza üflenen dev mânâyı taşıyacak bir vücut bu gün maalesef yoktur. Mânânın vücuda gelişi ilk olarak kelime ile olur dedik. Şimdiki kullanılan bu küçültülmüş, basitleştirilmiş, cüceleştirilmiş dil ile bu dev mânâya suret kazandıracak olsam, bir dev’e soytarı kostümü giydirmişim gibi abes, korkunç, gülünç ve rezil bir hâl meydana gelir. Bir dev mümkün müdür ki bir cüce gömleğine sığsın? Bu duruma mümkün müdür ki bir anlam verilsin? Bu gün yeni nesle dert anlatırken düştüğümüz durum işte böyledir. Anlam verememelerine şaşmalı!

Bu durumun en vahim sonucu ise dev mânâyı cüce gömleğine sığdıramadığımızdan, cüce gömleğine sığsın diye mânâyı küçülttük. Ne hislerimizde, ne de düşüncelerimizde, ne davalarımızda bir anlam kalmadı. Neslini tükettik tüm duyguların. Şimdi içi boşalmış, mânâ ve lezzetten yoksun, ruhsuz bir toplumun ceset kalabalığında kaybediyoruz yaşamaya değer her şeyimizi. Her şeyin sahteliğinden şikayetçiyiz. Uğruna yaşanacak bir davamız, uğruna ölünecek bir aşk da yok artık!

Yorum Yap