Sadece Yazın – Yazmanın İnsana Etkileri

 Sadece Yazın – Yazmanın İnsana Etkileri
Okunuyor Sadece Yazın – Yazmanın İnsana Etkileri

Sadece yazın, Yazmanın insanı rahatlatan bir tarafı vardır. Ne zaman ki çıkmazda hissederim, konuşsam da sesimi duyuramayacak gibi gelir bana o zaman kağıtla kaleme sarılırım. Herkes profesyonel yazmak zorunda değil elbette… Ya da herkesin çıkış yolu yazmak olmak zorunda da değil. Kimi yazar, kimi çizer, kimi boyar, kimi koşar, kimi bağırır, kimi çağırır, kimi çalar, kimi oynar, kimi sadece susar… Bugün seslenmek istediklerim ise kötü zamanlarında bir çıkış yolu bulamayanlar.

Biliyoruz ki belki de okuma yazma öğrendiğimiz ilk zamanlardan beridir günlük yazmaya özendirilmeye çalışıldık. Ama bu kimimize angarya kimimizeyse anlamsız bir iş gibi geldi. Kimimiz iki üç gün denedikten sonra sıkıldık çünkü uyandık, okula gittik ve uyuduk bunun neresi yazmaya değerdi…  Kimimiz gerçekten bu işi sevdi ama meraklı birinin her şeyini okumasıyla tüm şevki söndü. Aslında yapmamız gereken belki de bize doğru öğretilmedi, bilemiyorum. Biz önümüze bakalım.

Sadece yazın, Yazının güzel etkileri

Her gün o gün içinde ne yaptığınızı yazmanızı beklemiyorum. Tırnak açacak olursam bunu yapmak da gelecekte okuduğunuzda size keyif verecek, unuttuğunuz ayrıntıları hatırlamanızı sağlayacak güzel bir yol olabilir. Yine de bu bir süre sonra sıkılıp bırakmanıza yol açacaksa kararını size bırakıyorum. Gelelim yapmanızı istediğim şeye: sadece yazın. Belli bir düzene, kalıba, zamana, periyoda uydurmak zorunda kalmadan… Her an ve her yerde olabilir. Örneğin ders çalışıyorsunuz ama aynı zamanda kafanızın içinde dönen bir olay var ve odaklanmanıza engel mi oluyor? Yazın. Uyumak için yatağınıza geçtiniz ama bir sorun uyumanıza izin vermiyor, arka planda sürekli kafanızı meşgul mü etmekte? Yazın. Söylemek istediğiniz bir şeyler var ama sizi anlayacağına inandığınız kimse yok mu? Yazın. Sevdiğiniz biriyle kavga ettiniz ve ona olan öfkeniz dinmiyor mu? Yazın. Hatta bir şeylerden rahatsız olduğunuzun, sizi huzursuz eden bir durumun varlığının farkındasınız ama ne olduğunu bulamıyor musunuz? Yazın. Tam o anda kaleminiz; düşünceleriniz, duygularınız, söylemek isteyip de söyleyemediğiniz her şey için kafanızın içinden kağıda bir yol olsun. Bırakın düşünceleriniz kafanızın içinde dönüp sizi taciz etmek yerine kağıdın üzerinde dans etsin. Özgür kılın. Özgür kılın ki zihniniz de hafiflesin, rahat bir nefes alabilsin.

Yazı yazmanın insana etkileri

Yazdıklarınızı isterseniz sadece duygularınızı boşaltmak için yazın ya da söyleyemeyeceklerinizi söylemek, belki konuşamayacağınız insanlarla konuşmak, isterseniz de hiçbir amaca hitap etmeden salt yazmak için…  Ama her ne için olursa olsun deneyin. Belki yazdıklarınızla yaşamın dışına çıkmak için bir yol bulursunuz. Yazmak insanı olgunlaştırır. Konuşurken durup düşünmenizi ve düşüncelerinizi daha ince bir süzgeçten geçirmenizi sağlar. Kendinizi daha iyi tanımanıza yardımcı olur. ‘’Yazmak harika, aynı zamanda korkunç bir şey. Hafıza kuyusunun, yıllar boyu sıkıca kapalı duran kapağını açıveriyor.’’ demiş ünlü bir yazar. Belki içinizde kapısı kilitli odalar vardır ve onları, yazdıkça iç dünyanıza yaptığınız yolculuklarda bulacaksınızdır. Belki bu edineceğiniz yeni alışkanlık hiç varlığından bile haberdar olmadığınız bir şeyleri çözümleyecektir. Görmek için hemen denemeye geçmeye ne dersin? Belki de yazmanın güzellikleriyle tanışacaksın bu vesileyle… Birkaç defadan sonra eliniz istemsizce deftere gidecek. Bir kere bunun tadına varınca alışkanlığa dönüştüğünü göreceksiniz.

😊 Yazmaktan, kötü yazmaktan, yazarken ortaya çıkan haberdar olmadığınız düşüncelerinizden, duygu patlamalarınızdan korkmayın sevgili okur. Ben hepsini yaşamış ve deneyimlemiş biri olarak diyebilirim ki beni hayatta psikolojik olarak sağlıklı tutan yazıp anlattıklarımdır. 😊

  ‘’Sandım ki çizip anlatmakla hayatı bir yerden tutarım… Meğer çizip anlattıklarım beni hayatta tutuyormuş.’’

Yorum Yap