Solmaya Başlayan Çiçekler Kendi Gövdesine İlerler – 2

Bir ben var benden içeri
 Solmaya Başlayan Çiçekler Kendi Gövdesine İlerler – 2
Okunuyor Solmaya Başlayan Çiçekler Kendi Gövdesine İlerler – 2

SOLMAYA BAŞLAYAN ÇİÇEKLER KENDİ GÖVDESİNE İLERLER 2

(Niye yapana değilde yıkana meyleder gönül?)

İnsan davranışları üzerine gözlemlerimde bazı benzerlikler ve ilk başta herhangi bir gözle bakıldığında anlamsız gibi durun semptomların varlığını anlamak ve anlatmak istiyorum.

İlk başta insanı açıklamalı: İnsan:, dış kalıp bir de iç âlemi olan bir kağıt gibidir en basit anlamı ile, sonra derine indiğimizde ruh gönül akıl ve nefsten oluşan çoğu zaman senkronize bir yapısı vardır

Bir de şu vardır ki bazen senkronize çalışan yapının dengesi bozulur bütün bir yapı olan insanın ruhu ile aklı, aklı ile gönlü, gönlü ile nefsi, nefsi ile aklı ve bunlara hakimiyet tanıyan beden farklı olunca birbirine uyum sağlama çabasına kalkışır ya da farklı bir bakış açısı ise bir kaos ve hakimiyet kurma savaşı çıkar, bu savaş olgun insan davranışlarında olumsuz semptomların var olmasına sebep olur

Yaşadığım olaylardan iç alemimizde olan fırtınaların günlük hayatta nasıl eylemlerimizi ve duygularımızı etkilediğini anlatayım

Kendimden yaşça büyük bir ablayla olan sohbetimde ablanın kendisine zarar veren bir kişiden çok incinmiş çok üzülmüştü ağlıyordu aynı zamanda bu pişmanlığı birazda kendisi sebepti ama kabahat karşı taraftaydı. Her gün teselli ediyordum ağlamalarında uzaktan sarılabiliyordum konuşarak. Bir gün çok sinir olup, ablaya onun için intikam almayı teklif etmiştim abla ise bunu hayır diyordu ağlamalar içinde. Neden buna izin vermiyordu anlayamıyordum sonra anladım ki bazı davranışların fiili olarak bir sebep sonuç ilişkisi yok ama sebep gönül ilişkisi var

İşin içine bir zerre sevgi girmiş ise ki bu da kaçınılmaz, gönül yapımı ya da yıkımı varsa kesin olarak sevgi vardır çünkü gönüle tek varabilen ve onun sayesinde pek çok şeyi içyüzüyle görmesini sağlayan sevgidir

O yüzden bir gönül harap olmuş ise güller uzatarak gelen sevginin bu sefer şahi toplarıyla gönülü harap etmesindendir

Ki zaten şahi toplarını yıkıcı eden gülleri uzatanın kendisi değil midir? Bu uzun mevzu, bunu başka bir konuya saklayalım.

“Ve gönülün bir özelliğidir yıkılınca hazinesini günyüzüne çıkarması”. Hazine tam olarak şudur metafizik bir şeyde maddiyat aranmaz o yüzden ortaya çıkmış ya da çıkacak şey bir makamdır. Bu nasıl makam? Diyebilirsiniz ama bazı makamlar vardır ki ezilince yükselinir bazı yenilgiler vardır ki yıkıla yıkıla zafere gidilir

Bu bilmeceli kafa karıştırıcı söylemleri bir kenarı bırakacak olursak özetle : insanın potansiyelini ortaya çıkaran zor durumlar ve kötü olaylardır

O yüzden yıkılmış bir gönül düzelmek istemez. Hatta daha çok yerle yeksan olmak ister çünkü yerle yeksan oldukça geliyor bir şeyler, tabi nefs burada yetkiyi ale alıp sevgi aracılığı ile, sevgi aracılığı ile diyorum çünkü gönülde sevgi halat gibidir gözün görmesini sağlayan ışık görevini üstlenir. Hatta aşk: sevginin daha yoğun hali ise bunun daha çok ışık olması beklenir sanıyorum ki Arapçada aşk, Işk demek ve Işk, ışıktan bir harf eksiktir. Başlamış idrak etme serüvenini yok etmek için şunu işleme koyar: herkes gidiyor, kimse gerçekten (hak) etmiyor! Sen niye üzüleceksin! Artık acıma! Artık sevme! Diyerek ruha gönle ve nefse hizmet eden aklı yanına çeker ve bu kötü olaydan nefs galip çıkar

Nefsin gönülün hareketleri ellemleri üzerine çokça aklı baştan çıkarmaya çalışır bunda hen fikiriz daha açıklama yapılır ama şimdilik yeterli

Bir de hak kelimesini inceleyelim. Hak: sevgilinin gitmesi ya da ona kötülük yapması sonucu ben bunu hak etmedim veyahut haksızlık yaptın diye dile gelir halbuki hak o sevgiyi yaşarken geçen zamandır o vakittir o demdir. Sevgi yaşanırken kendisini cana sunar o yüzden sonrasında ondan bir şey beklenilemez hemem aklıma bu konu için yazdığım şiirim gelir aklıma:

DEM-İ SAÂDET

İşin karşılığını bekleyenler matemdedir

O iş esnasındaki, hızla geçen demdedir

Zaferin hazinesi, ganimetinde değil

Kılıçlarla savrulan, sadece hemdemdedir. 09/11/2020

ama sevmiş ve sevenler şunu bilmelidir sevgi bazen ebedi bazen sadece uykuya dalana kadar dinlenilen bir masaldır. O sebep ile ne kadar şevke gelirsen ne kadar mutlu olursan ol masalı dinlerken edilen bütün yeminler uyuyunca boş ve gereksiz gelir artık. Sevgiyi yaşarsın yaşatırsın sevgililer bundan bir gelecek hayal etmemelidir sevgi o demdedir gelecekte değil ve  dilde değil yaptığı işlerde olmalıdır sevgiliye yemini

Sevgi ve muhabbetle vesselam.

 

Yorum Yap