Türkülerin Öyküsü

Herkesin bir öyküsü vardır peki ya türkülerin?
 Türkülerin Öyküsü
Okunuyor Türkülerin Öyküsü

Yıllardır dilden dile dolaşan, kültürden kültüre aktarılan tek mısrasıyla hepimizin içini ısıtan türkülerin de birer hikâyesi olduğunu biliyor muydunuz? Elbette biliyorsunuzdur.
Hadi gelin hep birlikte bir daha türkülerin hikâyelerine bakalım.

1) Mihriban:

Sarı saçlarını deli gönlüme
Bağlamışım çözülmüyor
Mihriban, Mihriban
Abdurrahim Karakoç’un gençlik zamanında ölümsüz bir aşk yaşar iki tarafta birbirini seviyordur ve evlenmeye karar vermişlerdir. Ancak kız tarafı evlenmelerine karşı çıkmışlardır. Bir gün Abdurrahim Karakoç’un arkadaşı yolda Abdurrahim’in sevdiği kıza rastlamıştır ve konuşurlarken kızın evlendiğini öğrenmiştir. Bunu Abdurrahim’e söyleyen arkadaşı, arkadaşının yanında pek belli etmese de eve gittiğinde yaşadığı acıyı kâğıda döker ve ortaya bizimde içimizi yakan “Mihriban” çıkar.

2) Kara Tren:

Kara tren gecikir belki hiç gelmez
Dağlarda salınır da derdimi bilmez
Dumanın savur halimi görmez
Gam dolar yüreğim gözyaşım dinmez
Birinci Dünya Savaşında büyük kayıpların verildiği, gidenlerin dönmediği günler. insanlar savaşa giden yakınlarını tren istasyonlarında bekler ama trenler kara haberlerden başka bir şey getirmezler.
Annelerin, kardeşlerin, eşlerin çaresiz bekleyişini, ağlamaktan helak olmuş gözlerini anlatır.

3) Yüksek yüksek tepelere:

Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar
Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler
Çok eskiden köyün birinde Zeynep isimli bir kız yaşarmış.
Zeynep’i köylerdeki bir düğünde Ali isimli bir genç görür ve çok beğenir.
Ali ve Zeynep evlenir ancak Zeynep’in gelin gittiği köy kendi köyü arası üç gün üç gece sürer. Zeynep ailesini çok uzun yıl göremez ve bu özlem gün geçerek büyür ve kendi köyün tepesine çıkarak kendi türküsünü mırıldanır. Ali Zeynep’in bu özlemine pek aldırış etmez zaten eskisi kadar da sevmez Zeynep’i ama bu özlem Zeynep’i yatağa düşürür.
Zeynep’in düzelmesi için köydekiler annesinin, babasının çağrılmasını ister. Ali başka çaresi kalmadığı için ailesini çağırmaya karar verir. Zeynep’in ailesi gelir ve onu yatakta bulur. Zeynep’te annesine türküyü mırıldanır. O gün bu gündür özlem türküsü olarak bilinir.

4) Sarı Gelin:

Erzurum çarşı Pazar leylim aman aman
Leylim aman aman leylim aman aman suna yârim
Sarı gelin türküsü Erzurumlu bir gencin Hristiyan olan Kıpçak Beyi’nin “sarı saçlı” kızına olan aşkını anlatır.
5) Çanakkale Türküsü:
Çanakkale içinde aynalı çarşı
Ana ben gidiyom düşmana karşı
Bir mektuptan kaynak alınmıştır.Bu türkü atalarımızın Çanakkale Savaşında göstermiş olduğu başarının anlatıldığı bir türküdür. Ancak bilinenin dışında türkü Çanakkale’ye değil Kastamonu yöresine aittir.

6) Tuna Nehri:

Tuna nehri akmam diyor
Etrafımı yıkmam diyor
Şanı büyük Osman Paşa
Plevneden çıkmam diyor
Bu türkü Plevna Zaferinden sonra Osman Paşa için yazılmıştır. Türkü destan havasında geçmektedir.

7) Hastane Önünde İncir ağacı:

Hastane önünde incir ağacı
Annem ağacı
Doktor bulamadı bana ilacı
Annem ilacı
Doktor bulamadı bana ilacı
Annem ilacı
Komşu kızı ile beşik kertmesi olan genç askerde vereme yakalanır.
Hava değişimi alarak Yozgat’a gelir ancak gencin hastalığını öğrenen kız ailesi kızlarını göstermek istemezler nişanlısını görmek için tedavi olması şartını koyarlar bunun üzerine genç tedavi için İstanbul’a gider bir tarafta hastalık bir tarafta nişanlısının ailesinin özlemi vardır ve durumu gittikçe ağırlaşır. Kaldığı odanın penceresinden bir incir ağacı görür bunun üzerine elleri titreye titreye bu beyitleri yazar ve 1 ay geçmeden ölür.

8) Hey Onbeşli Onbeşli:

Hey onbeşli onbeşli
Tokat yolları taşlı
Hey onbeşli onbeşli
Tokat yolları taşlı
Tokatlı Halil evin en küçüğüdür. Yasa gereği her evde bir erkek, ailesinin güvenliğini ve geçimini sağlamak için askere alınmayabiliyordu. Ama Halil, gönüllü olarak Çanakkale’ye gitti. Geride bıraktığı annesi Rum çeteciler tarafından öldürülür, sözlüsü Hediye’ de kaçırılır. Hediye’nin bu andan itibaren hayatı kararır. Hediye’yi uzun bir aradan sonra serbest bırakırlar. Halil’de köyüne döner. Hediye’nin başından geçenleri yanlış anlar. Ve kavuşmak ahirete kalır.

Yorum Yap