Yapay Zeka İnsanlığın Sonunu Getirecek Mi?

 Yapay Zeka İnsanlığın Sonunu Getirecek Mi?
Okunuyor Yapay Zeka İnsanlığın Sonunu Getirecek Mi?

Yapay zeka “Bir bilgisayarın veya bilgisayar kontrolündeki bir robotun çeşitli faaliyetleri zeki canlılara benzer şekilde yerine getirme kabiliyeti.” anlamını taşımaktadır. Yapay zeka deyince bu sefer “Zeka nedir?” sorusunu sormadan edemiyoruz. Sözlük anlamına göre zeka terimi; İnsanın düşünme, akıl yürütme, nesnel gerçekleri algılama, kavrama, yargılama ve sonuç çıkarma yeteneklerinin tümü ve  (RUH BİLİM TERİMİ olarak) soyutlama, öğrenme ve yeni durumlara uyma yeteneklerinin toplamı olarak tanımlanmıştır. Yapay zeka kavramı ilk olarak hayatımıza 1956 yılında John McCarthy tarafından ortaya atılmıştır. Zekanın ölçümü ise ilk olarak Fransız psikolog Alfred Binet ve Dr. Theodor Simon üretmiştir. 1905′ te yayımlanan bu testin adı “Binet-Simon Testi” dir. Bu ölçer, Paris ilkokullarında başarısız öğrencilere uygulanmış ve zekası geri olduğu için başarısız olanlarla; zekası geri olmayıp, olumsuz çevre etkenleri yüzünden başarısız olanları ayırt etmek amacıyla kullanılmıştır. Şimdi tüm bu genel bilgileri geride bırakalım ve yapay zeka ile insan zekası olarak durumu daha farklı alanlarda tartışalım.

YAPAY ZEKA İNSANLIĞIN SONUNU GETİRECEK Mİ?

YAPAY ZEKA İNSANLIĞIN SONUNU GETİRECEK Mİ?

Globalleşen dünya düzeninde ilk olarak insanlar gündelik hayatlarını daha çok insan emeği ve gücüne dayanarak yapmayı amaçlamış, olanaklar içerisinde uğraşıyorken; şimdi yerini makineler almış, istediğiniz bir işlemleri tek parmağınızla yapmaya, uzakları yakınlaştıran niteliktedir. Peki ya öyle mi sahiden? Robotlar, makinalar, yazılımlar, akıllı sistemler geliştikçe “insanlığın sonunu getirecek mi acaba” tezleri yazılmaya başlandığı, hakkında birçok filmler ve öngörülerin yapıldığı şu zamanda yapay zeka ne konumda?

Gelişen birçok uygulama ve site içi girmelerinde örneğin e-devlete giriş yaparken, kayıt olma işlemi yaparken hatta kargonuzu bile sorgularken “Ben robot değilim.” sorusunun çıktığını ve sizden kanıtlamanız için bu sorulara basitlik çerçevesinde yanıtlamanızı istemişlerdir. Sizin için basit olabilir bu açıdan baktığınızda. Gelin bir de madalyonun diğer tarafına bakalım. Google “yapay zeka” hakkında fazla mesai yaparak geliştirme içerisinde ve bunu robotları eğitmek için kullanıyor. Evet, yanlış duymadınız. Bir robot sorulan basit soruları algılamayı, öğrenmeyi hatta ödevini yaptırma işlemini bize bu sorular ile sunuyorlar. Bu durum sizin için peki rahatsız edici bir hal almaya başladı mı? Almadıysa daha da derinlere inelim.

Gerçekten de verilerin daha iyi bir fikri mi var?

Gerçekten de verilerin daha iyi bir fikri mi var?

1965 yılında Herbert A. Simon’ un söylediği “20 yıl içinde makineler, bir insanın yapabildiği her şeyi yapabilecek.” demiştir. Aradan 55 yıl geçti ama makineler hala bir insanın yapabildiği her şeyi yapamamaktadır. 1970 yılında Marvin Mınsky “Bir nesil sonra yapay zeka yaratma sorunu büyük ölçüde çözülecek.” demiştir. Nesiller geldi geçti fakat yapay zeka yaratma sorunu daha çözülemedi. Bu durumlar içinizi rahatlatmasın. “Yapay zeka insan ırkının sonunu getirecek.” sözünü söyleyen Stephen Hawking’ e göre insanlığı dünyadan silecek olaylardan kaçmak mümkün değil. Bu olaylar arasında yapay zekanın yanı sıra gök taşı çarpması gibi kozmik olaylar, iklim değişikliği, genetiği değiştirilmiş virüsler veya nükleer savaş gibi olaylar da olabilir. 2016’da BBC’ye konuşan Hawking, “Dünyada bir yıl içinde bir felaketin gerçekleşme ihtimali çok düşüktür. Ama bu ihtimal geniş bir zaman diliminde artar ve bin, 10 bin yıl gibi zaman dilimlerinde neredeyse kesin hale gelir” demişti. Hawking’e göre bugüne kadar geliştirilen basit yapay zekalar çok kullanışlıydı. Kendisinin de insanlarla konuşmasını sağlayan bir yapay zeka uygulamasıydı. Basit yapay zekalar öğreniyor ve bu durumu süper yapay zeka seviyesine çıkarabilirler mi?

Hani çok yakından bildiğimiz yaşlılara ve ziyaretçilere parklarda yardım etmesi için Hong Kong merkezli ‘Hanson Robotics’ tarafından tasarlanan ‘Sophia’ adlı robota göre bu durum biraz daha farklı. Suudi Arabistan’da vatandaşlık verilen Sophia Türkiye’ deki bir haber spikerinin sorularını yanıtlamış ve bir sorusu dikkat çekmiştir. “Sophia sen mi daha zekisin yoksa biz ben mi?” demiştir. Bunun üzerine Sophia “Siz insanlar daha zekisiniz fakat ben öğreniyorum.” cevabını vermiştir. Peki, insanlardan bir şeyler öğrenme arzusu ne zaman bitecek? Ne zaman öğrenmeyi sonlandıracak? İşte bunun cevabını bilmiyoruz. Zaten öngörü oluşturmam muhtemel de değil.

Peki Ya Robotorlar Vatandaş Olursa Ne Olur?

Peki Ya Robotlar Vatandaş Olursa Ne Olur?

Gelin bir de bunu kusurlu-kusursuzluk tarafından veya teke indirgeme-çoğulcu sentez yapma olarak inceleyelim. İnsan zaten yaratılışından ötürü kusurlu bir varlıktır. Yani hemen durumu yanlış anlayıp panik yapmayın. İnsanlara bakarsanız, hatta yüz hatlarınıza bakmanız bile yeterli bir durumdur bu sözümü açıklamak için. Ne görüyorsunuz? Tabii ki yakışıklı/ güzel bir yüz, tebessüm gibi özellikleri bir kenara bıraktığımızda gözlerinizin burnunuza göre daha küçük veya kaşlarınızın bir diğerinden ufak da olsa farklı olduğunu göreceksiniz. Bunlar basite indirgenmiş özelliklerimizdir. Peki, ben bu durumu neden anlattım? Tabii ki insanlar yoktan var edilmiş birer varlık olarak kusurlu iken insanlar tarafından yapılmış olan varlık, nesne ne kadar kusursuz olabilir ki? Dünyada en iyi satranç oyuncusunu yenebilen, tavlada, scrabbleda da bu durumu başaran hatta go oyununda da bu başarıyı yakalayan yapay zekalar üretilmiştir. Buradan da teke indirgeme ve çoğulcu sentez açısından bakacağız. Şimdi en iyi tavla veya satranç oynayan yapay zekayı bir başka oyunda usta olmasını bekleyemeyiz. Bu durum aynen Albert Einstein’ in dediği gibi “balıktan ağaca tırmanmasını istemek” gibi bir durumdur. Çünkü tek bir alanda ustalaşmış, tek bir alan ile ilgili bilgileri vardır.

Öngörülere değindik hatta robot ve oyunlardan da söz ettik. Peki, insanların anlatabildiği, yazabildiği ve duygularını aktarabildiği bir yapay zeka mevcut mu?

Kusurlu-Kusursuz...

GPT-3, insanların yazdığı metinlere benzer içerik üretmek için derin öğrenmeyi kullanan öz bağlanımlı dil modelidir. GPT-n serisindeki üçüncü nesil dil tahmin modeli olan GPT-3, San Francisco merkezli yapay zekâ araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirilmiştir. Bu yapay zeka Wikipeida’ daki bilgilerin tamamından üç katı daha fazla bilgiye sahip ve birçok yeteneği de mevcut. Bunlar şiir yazma, kod yazma, tasarım gibi birçok alanda işlevi mevcut. Peki, bu kadar bilgiyle insanlığın yerini alabilir mi?

Bu kadar bilgiye bakarak Gpt-3’ ün sözleri ile bitirmek istiyorum. Yapay zeka programları bilinç ve öz farkındalıktan yoksundur. Asla bir mizah anlayışına sahip olmayacaklar. Yalnızlık gibi bir duygu asla hissedemeyecekler. Başka insanlara, hayvanlara ya da çevreye empati duyamayacaklar, aşık olamayacaklar ya da ağlayamayacaklar. Bilgisayarlarımız Go ya da Satranç gibi oyunları kazanma konusunda ne kadar başarılı olursa olsun, insanlar entelektüel olarak bilgisayarlardan üstündür. Biz bu oyunların kurallarına göre yaşamıyoruz. Aklınız bundan çok, çok daha büyük.

Yorum Yap