Yönelim Çeşitliliği

Yönelimler çeşitlidir, tek bir yönelim kabul edilemez!
Okunuyor Yönelim Çeşitliliği

colorful hand drawn women pattern 23 2147974945

Yönelim Çeşitliliği

İnsanlarla konuşurken  yönelimi heteroseksüel  olmayan kişilerin yaşadığı gerilimlere denk geliyorum, ilgi alanlarımız toplumun dışına çıktığında yani normlardan uzaklaştığında ister istemez kaygı silsilesinde buluyoruz kendimizi. Burada sorgulamamız gereken ilk şeyin ben ne istiyorum, hissediyorum; hayatımı nasıl devam ettirirsem mutlu olurum gibi sorular olduğunu düşünüyorum. Bizler tekdüze canlılar değiliz bundan dolayı hepimizin hayatları, istekleri farklı. Görünür ilişkilerin heteroseksüel olması, yönelimimiz konusunda kendimizi yalnız hissettirebilir, ben neden böyleyim gibi sorularla baş başa bırakabilir bunun cevapları toplumun kuralları dışında olan tüm özelliklerimizle aynı aslında; çünkü biz bireyiz, biriciğiz. Peki toplumun normlarını   kimler oluşturuyor? Bu günde yaşayan bizler yaratmadık bunları, geçmişten bu güne gelen bir takım deneyimler, yaşanmışlıklar ve yanlış öğrenmeler yüzünden karşılaştığımız engeller zorlayıcı olabiliyor. Ben nedenlerle değil olanlarla ilgileniyorum bu yüzden arkadaşlarımla gerçekleştirdiğim sohbetlerde senin için en iyi yaşam şekli nasıl? Kim için yaşıyorsun? sorularını yönelttiğimde her şey daha karmaşık bir hal alıyor. Bizler anlamlarına kavuşmadığımız hayatlarımızı, kurallara uymadığımız için sorguluyoruz. Bu davranışı bir hata olarak değerlendiriyorum. Hislerimiz sabit bir durum izlemez , onlar değişkendir şuanı değerlendirebiliriz karışık da olsa. Hareketlerimizin anlamlarını, nedenlerini bize katkılarını hatta sebeplerini irdeleyebiliriz. Üstüne düşündüğümüzde her şeyi daha iyi kavrarız tabi ki buna ulaşmak istiyorsak.

lips 651339 960 720

Bizi kaygılandıran şey ne? Eşcinsel, biseksüel olmak mı? Olabilir, sonuçta toplumda yönelimini görünür yaşayan insanlar çeşitli bilinçsiz ve saygısız kişiler tarafından zorbalığa maruz kalabiliyor. Endişelendiğimiz şeyin kendimiz veya hissettiğimiz şeyler olmadığını bilmeliyiz, çünkü hisleri biz yaratmayız. Çevremizdeki insanların tepkisi bu hislerimizle yüzleşmemize engel olabilir başka bir hayatı seçmek zorundaymış gibi algılayabiliriz çok anlaşılır bir ruh halidir. Bilmeniz gereken bir şey var ki, herkesten kaçabilirsiniz ama kendinizden asla. Yöneliminizi siz seçmiyorsunuz fakat yöneliminizi yaşayıp yaşamamak sizin elinizde. Öyle bir şey ki bu bazen 35,40 yaşındaki bireyler yönelimlerinin yeni farkına vardıklarını beyan ediyorlar. İster merak diyelim ister his ister özentilik kullanacağımız hiçbir kelime geçerli olmayacak çünkü  bireyin hayatına bir etiket belirlemeye hakkımız yok. Bilimsel olarak buna değinecek olursak, yapılan araştırmalarda biseksüel olarak doğduğumuzu gösteren biyolojik temelli çalışmalar var.  Doğada bulunan diğer canlıların hem çok eşli hem de kendi cinsleriyle ilişkilerde bulunması da insanlardaki yönelimlerin gayet doğal bir durum olduğunu öne seriyor. Neden kabullenmek istemiyoruz? Toplum neden buna karşı çıkıyor? Tek bir cevabı yok bunun fakat benim açımdan en büyük sebebinin ilişki kurmayı bilmiyor oluşumuz. Neden ilişki kurarız? Hayatı daha güzel biçimde yaşamak, birbirimize destek olmak, sevmek, sevilmek, anlaşılmak, tatmin olmak kısacası hayatımızı kolaylaştırmak için. Buradan yola çıktığımızda kendi eşimizi seçerken bunların varlığı yeterli olması gerekir, aynı cins bir partnerimiz olduğunda tek sorun üreme olacaktır ki son zamanlarda iki kadının birlikteliği çocuk sahibi olmalarına engel olmadığını biliyoruz. Kendi genlerinden enjekte edilen sıvıyla kız çocukları olabiliyorlar elimizde böyle bir teknoloji varken neden hayatımızı kimin kimle evlendiğine veya birlikte olduğuna yoruyoruz anlamıyorum. Aile dediğimiz şey iki bireyden oluşamıyor, evliliğin ikinci yılında dedeler, neneler, teyzeler hatta çekirdek ailen bile başlıyor çocuk ne zaman? Ah yazık canım, torun ne zaman seveceğiz? Şöyle ortada gezen bir bebek olsa iyi olmaz mıydı? Siz sıkılmıyor musunuz? Ardı arkası kesilmeyen sorularla baş etmek zorunda kalıyorsunuz. İki insan çocuk sahibi olmak için evleniyormuş gibi bir algı var zaten bu aile yapısının çocukla bütünleşmesi çoğu şeyi beraberinde getiriyor. Bakireliğin kutsallaşması, evlenmeden önce olan birlikteliklerin ayıplanması, kadın- erkek ilişkileri, anne ve babalık rolleri, çiftlerin çocuğu olmadığında kadının değersizleştirilmesi vs.

human rights 3805188 960 720

Nerden nereye geldik. Her şey birbiriyle o kadar bağlantılı ki yazdığım her paragrafa bin bir tane örnek verebilirim. Tüm yazıyı toparlamam gerekirse normların dışında olduğumuzda bazı durumlarda bulabiliriz kendimizi bunlar endişe duymak, ait ve güvende hissetmemek, gelecek endişelerimizin olması, anlaşılmayacağımızdan ve yalnız kalmaktan korkmak olabilir.  Yaşadığınız hiçbir duyguda tek başınıza olmadığınızı bilmelisiniz. Sizin gibi hisseden milyonlarca insan var ve bu  yeni değil. Dünyanın, canlıların oluşumundan beri olan birlikteliklerden söz ediyoruz aslında.  Yaşadığınız hislerin bir temeli var ve korkularınızı anlayabilecek size destek olabilecek çok fazla insan dayanışmak için sizi bekliyor,  onlarda bu aşamalardan çoğunlukla geçiyor. Destek gruplarında yer almak, bilgilenmek, daha çok okumak, hayatınızı  anlamlandırmak ve kendinizi keşfetmek sizin için kolaylaştırıcı olacaktır. Değişimler yavaş olur fakat değiştirmek için atılan her adım çok değerlidir. Normları kırmak hayatı normlardan sıyırıp biricikliğimizle var olmak  bizim elimizde,  gelişimin kolay olmadığını  biliyoruz ama imkansız olmadığını da değiştirip iz bıraktığımız şeyler sayesinde gördük.

Yönelimler çeşitlidir, tek bir yönelim kabul edilemez!

csd 4926445 960 720

Yorum Yap